30 Haziran 2010 Çarşamba

-


hayatın beni Ebru Şallı'yı yorduğu kadar yormasını istiyorum, pilates topu kadar.

Stajını satan bilge

Gün 11: Bıraktım.

29 Haziran 2010 Salı

ilişiksizleştiremediklerimizden misiniz?

bugün itibariyle okulla ilişiğim kesildi, duygusal müzik girebilir.
Gripin vokalinin ''durma Boğaziçiiiii, durma'' diye bağırıp durduğu bir şarkı var -ki biz onu Sibel'le ''Durma Boğaziçili, durma!'' diye söyleyip gaza gelirdik- o bile güzel geliyor artık sırf içinde Boğaziçi geçiyor diye.

28 Haziran 2010 Pazartesi

staj defteri

Gün 8:
Bugün stajda Demet Akalın' ın belki de hermafrodit olabileceğini öğrendim.

staj defteri

Gün 5:
Sonradan(!) üst düzey yönetici olduğunu anladığım birine;
'' Merhaba Ömer,
bikbikbik konusunda bilgi verirsen sevinirim'' diye mail atma gafletinde bulundum, hitaplar konusundaki ayarları gecikmeden aldım:
''Sayın Buse HANIM,
bikbikbik konusunda düdük uygun bulunmuştur.
SAYGILARIMLA.''

staj defteri

Gün 1:
Çok sıkıldım be blogger..

26 Haziran 2010 Cumartesi

Ayılıp bayıldığımız Thurston Moore'dan izdivacının sebeb-i mucibesi, On the Loose adlı öyküsünden :

''..she said her best friend was this beautiful artist named Kim. They played music together in a group called CKM which was the two of them and the drummer Christine Hahn from Glenn Branca's trio the Static. I was duly impressed and even more exciting was that they were trying to get Nina Canal from UT to play with them.
Kim wore glasses with flip-up shade and had an Australian sheepdog named Egan. She had an off-center ponytail and wore a blue and white striped shirt and pants outfit. She had beautiful eyes and the most beautiful smile and was very intelligent and seemed to have a sensitive/spiritual intellect. She seemed to really like me.
I definately liked her but was scared as always to make a move. I was afraid to kiss her. We walked around a couple of times. One night it got late and we were eating at Leshko's and I think she wanted me to ask her over. I only lived up the street. So we parted. She would take the subway staying at gallery owner Anina Nosei's place. Before she split she actually touched my arm (!) and said "See you later." She moved into a raw railway apartment on eldridge street below grand street. the artist `Dan Graham` lived upstairs and had aquired the place for her.
She invited me over one evening and I played this beat up guitar she had. I knew the guitar because it belonged to an associate of the coachmen gang who left it at Jenny Holzer's loft where Kim had stayed and somehow it was passed on to her. All she had was the guitar and a foam rubber cushion for sleeping.
That night was the first time we kissed.''

21 Haziran 2010 Pazartesi

ben istiyor duj

çorapsız ayakkabı giyilmiyor bu yaz gününde kokuyor kokutuyor kaçırtıyor.
bir çizgi film vardı, sylvester boya badana yapılan biryerden geçerken üzerine beyaz kalın bant şeklinde boya sürünmüştü, sonra bir kokarca karşı cinsi sanıp buna aşık oluyordu, tweety de bayram ediyordu, olan silvıstır'a oluyodu. işte ben şimdi o çizgifilmdeki kokarcayım, bebeyken ayaklarımı tuzlamamışlar benim. ellerim güzel ama ayaklarım kokuyor.

12 Haziran 2010 Cumartesi

şampi

son finalime girdim, tezi teslim ettim, mezuniyeti plakaya takmam yakındır.
herşeyin bittiği yerdeyiz ha behlül?

9 Haziran 2010 Çarşamba


'wish you could never be in the past
but then i'll (have) more to lose'

8 Haziran 2010 Salı

erörörörö

system shutdown oldu bende.
yetkililere iletiniz.

finalde verilmiş en saçma cevap olacaktı, sorsaydı.vol 3.

Risk bodon.

finalde verilmiş en saçma cevap olacaktı, sorsaydı.vol 2.

darwin: hepimiz maymundan geldik.

finalde verilmiş en saçma cevap olacaktı, sorsaydı.

darwin: insanın kendine yakışanı giymesidir.

6 Haziran 2010 Pazar

tez, final, mezuniyet

Yumurta kapıya dayandı, fakat kabızlık devamdı.
kaldım mı 13.sayfada, ilerlemiyor hepiniz birer cümle söyleseniz biter aslında.