29 Eylül 2010 Çarşamba

bunu hakaret olarak alıyorum çünkü;

"o senin ruh halinle alakalı" sözünün türkçesi:
"o senin şahsi puştluğun"dur.

24 Eylül 2010 Cuma

.


üzgünüm eskisi gibi diil lunapark
bi yanıp bi sönerken hiç gitmemiş gibi
ışıklar ama..

http://www.myspace.com/olmadikacariz -en guzel yerinde evin(diye değil).

23 Eylül 2010 Perşembe

neverever



firefox'un kafası güzelleşmiş yine bana denk geldi bu acayip halleri, döngü diyor sonlandırılamayacak diyor, hiçbir zaman diyor. korkarım kavuşamayacağız, çok dramatik değil mi?

doktor bu ne

twitter ve ntvspor'un sağdan soldan, aşağıdan yukarıdan geçen altyazılarının yarattığı görüntü kirliliğinin haddi hesabı yok.

yanılsama

''Gerçek Tosun Paşa benim'' diye haykırmak istiyorum.

14 Eylül 2010 Salı

yüzde yüz futbola döndü burası ama;

akşamki Bursa - Valencia maçından sonra:

ds:
-ya böyle bi komedi defans 4lüsü olamaz hocu
izle izle gül
halbuse:
-e süper ligde niye gulemiyoruz bu defansa?
ds:
-forvetler daha komik bizde ondan herhal.

rüyamda

Kılıçdaroğlu'nun asistanı olmam, ve bana iş yapmıyorum diye kızması.

9 Eylül 2010 Perşembe

bildin mi


En yaratıcı gol sevinçlerinden birisi bu idi, lakin bu gol sevincini geliştirerek yorumunu katan Nihat Kahveci'nin attığı golden sonra yere uzanıp, gülerek el sallayan halini hatırlayan var mı, resmini çekin der gibi. Maalesef o gol sevincine dair hiçbir kayıt yok internette, kendisi de artık yaşını başını almış adam olduğundan öyle sevinmiyor gayrı. Yine kendine özgü gol sevinçlerinden yakın tarihte Hakan Şükür'ün minimal gol sevincini hatırlar gibiyim başka da bişey yok. ya biraz yaratıcı olun yan gelip yatmayın günümüz total futbol oyuncusu.

-

kızım olursa adını demokrasi, erkek olursa da referandum koyacağım.

8 Eylül 2010 Çarşamba

achtung baby!

memlekette amma U2 fanı varmış arkadaş, hangi gazeteyi açsam bütün köşeyazarları işi gücü bırakmış; ''şahane bir atmosfer, böyle sahne şovu görmedim''le başlayan methiyeler düzmüş. aferim çok iyi düşünmüşsün demekten kendimi alamadım, hele ki ''sosyetikler U2 konserinde buluştu'' başlığı her übermedyatik olaydan sonra yine-yeni-yeniden gözümüze sokulunca hissiyatım mide bulantısına dönüşmekte gecikmedi.
Love is Blindness gibi efsane bir şarkının dışında pek de hazzetmediğim bir grup olmasına rağmen, herşeyi abartıp ayin haline dönüştüren medyamız sayesinde şu anda U2 kadar nefret ettiğim bir şey yok sanırım : ''Ne olur geri dönme U2''