29 Ağustos 2011 Pazartesi

big brother iz my mother

annem az önce yerde duran kilimleri göstererek "bunları balkona as" deyip karşı komşuya geçti.
yaklaşık yarım saat olmasına rağmen bir elimde kola, kucağımda bilgisayar, tv'de jay leno üçlüsüyle yerimden kıpırdamak bir yana suratımda hoş bir tebessümle kilimler bana ben onlara bakarak "anı" yaşamaya devam ettim. (carpe diem anlayışım bu kadar işte)
aniden ev telefonu acı acı çaldı, arayan cep numarası görünüyor, bi açtım karşımda corlayan bir sesle annem:
-Buse iki saattir bizim balkona bakıyorum da hala asmamışsın o kilimleri, dedi. Nasıl korkuttuysa beni artık anında kalktım ipe serdim bizim kilimleri ev kızı stayla. Üstüne üstlük yan balkondan asma işlemi esnasında da "KATLAMA O KİLİMLERİ İZİ KALACAK, UCUNDAN AS" şeklinde azarlayarak yine benimle beraber tüm mahalleye korku saldı.
Annemden korkuğum kadar başka hiçbirşeyden korkmuyorum şu hayatta, duvarlardan bile görüyor ne yaptığımı kadın.

24 Ağustos 2011 Çarşamba

anlamsız hareketler

muhitim bile olmayan yerde sebepsizce markete girip "ketçap" almak ve onu 2 saatlik yol boyunca elimde market poşetiyle taşımak..geçiniz.

20 Ağustos 2011 Cumartesi

orda bişeyler olmuş

...."Açarken ufkunda güller alevden"
Çıktı, her günkü gibi gülerek evden
Kimseye belli etmedi içindeki yangını
Yürüdü, kendinden emin
Sonsuzluğa doğru
Galata Kulesinde bekliyordu ecel
Bir fincan kahve, bir kadeh konyak
Ölüm yolcusunun son arzusuydu bu
Bir adam düştü Galata Kulesinden
Bu adam benim oğlumdu.

18 Ağustos 2011 Perşembe

tersten okusak belki

Soyadımla ilgili talihsizliklere alışmıştım ama bugün gittiğim starbucksta kahveyi aldıktan sonra ismimin aslında "MÖSSEL" olduğunu görmek bünyemde şimdiden kalıcı bir etki yaratmaya yetti.
(Mössel ne lan Heidi'ye kötü davranan mürebbiyenin ismi gibi)

evrensel soru(n)

“İnsanı kadın doğurur, günleri sayılı ve sıkıntı doludur. Çiçek gibi açıp solar, gölge gibi gelip geçer... İnsan ölür de dirilir mi?”
(Eyüp 14:1-2, 14)

17 Ağustos 2011 Çarşamba


az önce

dizideki kadın, kocası için "zaten onun hayatı tesadüf" dedi. o değil de arada kazanan ama çoğunlukla kaybeden bir at ismi olabilirmiş "tesadüf".

2 Ağustos 2011 Salı

yuvarlak hesap

tartıda 46dan 50ye doğru yükselişimi makarnaya bu sıcak yaz günlerinde ilaç gibi gelen buz gibi biralarla eşlik etmeme bağlıyorum. üstelik internetten saatlerce okey oynarken zihnimi de yormayarak, öyle aylaklaştım öyle uyuşuklaştım ki önünü alamadılar, tam daha fazla olmaz yok diyorken göbeğini kaşıyan işsizin teki oldum çıktım.