17 Kasım 2013 Pazar

okazyon!

Artık buraya yazmayacağım, hala arada girip bakan oluyor mu bilmem ama öyle terkedilmiş kasaba gibi duran sayfalara üzüldüğüm için açıkçası bildireyim istedim. Buradan Somali'ye, Kuala Lumpur'a, Bora Bora'ya, Ulan Bator'a sevgiler..Kapanış Kramer'ın reklamını yaptığı varolmayan ideal viski Hennigan'sla.


17 Eylül 2013 Salı

zombilerin kahvaltısı



















Where is Waldo, folks?

Bugün yanımda ne lens ne de gözlük var; dolayısıyla İstiklal Caddesi'nde yürürken bana herkes Waldo'yu hatırlatıyor.

Çare Cosmo Kramer

Kitapların, dergilerin ve hatta gazetelerin sayfasında çay bardağı izi kalır ya.. Renksiz sadece iz olanı bile sinir bozucu. Hayır ben de yapıyorum. Ancak çözümü şurda:

24 Ağustos 2013 Cumartesi

Respect!

Aşk-ı Memnu'yu ikinciye dönüyorum. Baya çaylı börekli daha organize izliyoruz bu kez. Peki ya o sırada kapıya gelen kargocunun bile içeriden sesini duyup "Hala aynı heyecanla izleniyor değil mi?" demesi..

tavsamak

Meali: Yalan olmak, gevşemek.
Cümle içinde kullanım;
- O iş tavsar.

16 Ağustos 2013 Cuma

-


Sondaki 3 çocuk var ya; o son 3 çocuk gibi olacaksa herkes yapsın acilen.

15 Ağustos 2013 Perşembe

first world problems

Dişçiye gitmeden önce dişini fırçalamak mı, diyete girmeden hemen önce bibuçuk iskender yemek mi daha büyük kandırmaca bilemedim..

6 Ağustos 2013 Salı

Kenan'ı patlattık

Ayşe'yle (okyanus ötesine selamlar) ne zaman gelse gurbetçi kafası olduğundan burdaki diziler ve yeni çıkan Türk filmlerinin konusu mutlaka  açılır. Geçen gün buluşunca da  "Ejder Kapanı" adlı filmde Kenan İmirzalıoğlu'nun acayip yakışıklı hallerinin olduğunu, hatta ablasıyla ona benzer birini görünce "Ooo, o da bişey mi bu daha yakışıklı, Kenan'ı patlattık!" şeklinde birbirlerine takıldıklarından bahsetti. Adam dün gözaltına alınmış, sevindiğimiz bir durum olmasa da sonunda Kenan dayanamayıp kendisi patladı galiba.

Ayrıca yandaki fotoda ağaca sarılması çok samimi bi hareket değil mi Şansal?

Maç saatini bekliyoruz..

Evet, herşey hazır çok güzel bi kamp dönemi geçirdik, konsere eksiksiz, sakatsız(çok sakat var), tam kadro hazırız. Tarafımdan en çok takdir toplayan şarkısıyla hepinizi sobeleyip kaçıyorum.

31 Temmuz 2013 Çarşamba

Vocals go like this;

"..How do you feel, when you wake up in the morning and look outside your window and its raining again, raining again.."

27 Temmuz 2013 Cumartesi

-

Düşündüm de, kosnere kadar hergüne 1 şarkı yetişmez xx'in külliyatına, o yüzden bitane daha:

bişey denicem

7 Ağustos'a kadar hergün yeni bir XX şarkısı paylaşıp iyice hazmetmek niyetindeyim, konserde de bütün şarkılarını söylesinler, grubu olabildiğince sömürmek, alabileceğim en büyük zevki almak istiyorum lütfen güzel olsun konser ya lütfen.

23 Temmuz 2013 Salı

Aint born typical

Önce bir tatil gününde piknikçi Thom:

Sonra "aslında o kadar da kasmaya gerek yokmuş" Beth Ditto:



17 Temmuz 2013 Çarşamba

Fedon'un Askerleriyiz!

Bulaşık yıkarken gevrek Yunan müziğinin insanı Ege'de hissettirmesi ve ister istemez bikaç tabak çanak kırdırması..

anti klişe timi

Biri de yurtdışından döndüğünde  "So tell the girls that I'm back in town" demesin artık yaa.. yeni bişey değil, hoş değil, komik hiç değil.

14 Temmuz 2013 Pazar

**bu fikir kiralıktır

Kediler kaka yaptığında kumun üzerine oyuncakları almak için olan kıskaçlardan  gelse yavaş yavaş kakayı alsa ve klozete atsa.
Hem  asla kazanılamayan o oyuna antremanlı oluruz hem de el değmeden hallolurmuş çiş - kaka.

11 Temmuz 2013 Perşembe

abiyeli gerilim

Önce nikah sonra tekne programlı düğüne gitmek için Ece'yle yine ne giysek, ne taksak, ama para yok ki derdinin özeti aşağıdakiler. Akşama dedikoduları da yazacağım, elbet:
 +: Sinem gelemiyomus dügüne. Senle ben kaldık. Ne giyiciiiz?
 -: Bende üst var alt yok uyduramıyorum.
+: Bende de alt var üst yok. Elbise de olur ama ayakkabı yok.
-: Kaç numara giyiyosun ben getireyim sana? Ben bez giyicem zaten tekne diye düşerim falan haha
 +: He bide para mı takıcaz?
-: Ama ne götürcez nasıl yani? Ben duruma göre bakıp sonradan veririz diye düşünmüştüm.
+: Ya ama olmaz ki bişey götürmeden eşek kadar olduk.
-: Ya goturucem zaten de yarın hemen mi diye dusunmedim açıkçası.
+: 100 lira para mi taksak?
-: Ok para denkleştirirsek altın alalım bence çeyrek.
+: Ceyregin yarisi diye bisi var,ondan takalim 1'er tane. En azından 2 tane takarsak zengin durur.
-: Öyle bişey mi varmış oha?
 +: Kızım teyze benim annem. Gidiyor nişana düğüne.
+: Yalan degil, tamam bi kiyafet kaldi.
-: Elbise iyi işte.
 +: Tamam azicik abiye ol bak, ben yaninda duduk gibi kalmiyim.
-: Abiye ol de olalım!

2 Temmuz 2013 Salı

Uyku hapı uykusuzluğu

Hep aynı rüyayı görmekteyim; uyuyamayanlar koyunları sayar ya ben de sahilde denize taş atıp duruyorum, ama sonunda o kadar güzel, o kadar kıymetli bir taş geçiyor ki elime atmaya bile kıyamıyorum.

25 Haziran 2013 Salı

şahsen ben ikna oldum

Darty'de "Anne ben bu bilgisayarı üniversite bitene kadar 5 sene kullanırım valla bak çok iyi yaa bu" cümlesini duyunca okulların tatile girdiğini, sınavların bittiğini ve yaz tatilinin başladığını farkettim.

24 Haziran 2013 Pazartesi

Hipnotizma

Acun'un Survivor'ı olmadığı kesin de, video başka bi gezegenin Survivor'ı gibi değil mi?

80 gram kekik

Marc Almond'un Soft Cell zamanlarında cevabını bilipte bilmezmişçesine sorduğu sorulardan oluşan bu şarkıyı Tropic of Cancer bi acayip söylemiş, bünyede pırpır uçak etkisi yaratmaya birebir.

Etiniz nasıl pişsin?

Sırayı bikaç ay önce ülkemize gelip -bilmeden de olsa- üzerimize anarşi, kaos yani Melih Gökçek'in anlayacağı dilden "nifak tohumları" atıp giden Swans alsın.. Bu şarkı da bayat bayram şekeri tadında, mideye oturan cinsten..

22 Haziran 2013 Cumartesi

Yan çadırın ikramı

Benim gibi müzik dinlemeyi özleyenler, konuyla ilgili yada ilgisiz bişeyler dinleyebilir şuradan;

Civil Unrest #occupyistanbul from remixtherobot on 8tracks Radio.

14 Haziran 2013 Cuma

Gezi'ye mi?


geç kalmış bir yazı ama,

Çapulcu ve annelerinin modası hiçbir zaman geçmez..

8 Mayıs 2013 Çarşamba

dersimiz otomasyon

bütün gün sürekli aynı işi yapanlar anlar; rüyamda içinden vida çıkan pizzalar görüyorum ve bi' müşterinin boğazında kalıyodu. Vicdan azabından ölüyodum, tokamdan mı düşmüş ne.. Viva La Vida!

12 Nisan 2013 Cuma

Synth Britannia

Depeche Mode konserinde son 36'ya girerken hala biletsiz olmanın yarattığı Tehlikenin Farkında mısınız?
http://documentaryheaven.com/synth-britannia/

2 Nisan 2013 Salı

"..seni mezarıma gömücem."

 "Monoton" by She Past Away


Onur says;

 "La sen en son evlenmiyo muydun? Ne böyle üniversiteye yeni başlamış gibi konser peşinde koşuyon?"

25 Mart 2013 Pazartesi

derin bi nefes aldı ve..

- bişey sorucam
- "Et moi je prie pour une averse" ne demek?
+ "Averse" ne demekmis?
-  Muhalif, karşı
+ Kontekse gore degisir herhal. Kelime anlamindan gidersek..Ve ben, "une averse" icin dua ediyorum, demek olabilir. Ama dua etmek istemek anlaminda
- Prie mi?
+ Prier evet
- Duacınım falan mı demek acaba o ne be öyle "sağlığınıza duacıyım" gibi
+ Ya konteksi tam anlamadım ben bu işi unutmuşum. Hatta gecen Berna aradi kiza yanlis dovme yaptirtiyodum
- HAHAHHAHAHA ne yaptırmış ne yaptırmış?
+"Elle inspire profondément." diye yazdırdı.


24 Mart 2013 Pazar

ağaçlar, böcekler ve kuşlar dışında herşey

overrated.
İnternet haberciliğindeki manşetler gibi oldu farkındayım ama seksi fotoğrafları için TIKLAYINIZ:
http://8tracks.com/remixtherobot/kafam-nerde-where-is-my-mind

21 Mart 2013 Perşembe

ŞARKI ÇOHĞEY!


100 puan

Anneyle pasta/börek yapmak = Babayla balığa gitmek/futbol maçı izlemek.

7 Mart 2013 Perşembe

LABNE haksızsın ve çok ibnesin!

Kimse bana "Geceyarısı Tatlısı, Öğrenci İşi" diye Tiramisu'yu satmasın, hangi evde 7/24 labne olur ki! Az önce yapayım derken muhallebisini tastamam hazırlayıp evde LABNE olmayışını bisküvileri de ıslattıktan sonra farketmek nedir?..SEN YOKSAN HERŞEY EKSİK
Un: Var,
Şeker:Var,
Yumurta:Var,
Kahveyle ıslanmış Kedidilleri: Tamam,
Labne : CANCELLED!

AFERİM ÇOK GÜZEL YAPMIŞSIN!


diş fırçası


Sanırım "takılma"dan sevgililiğe geçişte en belirleyici objelerden biri diş fırçası.
Öyle ki; siz onu ürkütmemek adına diş fırçanızı onun evinde bırakmak istemezsiniz, tam o anda bir telefon gelir ve sorar:
- Pembe mi yeşil mi istersin?
+ Nasıl?
- Marketteyim sana diş fırçası alıyorum, pembe mi yeşil mi?
 + Yeşil. (=MUTLULUK)

19 Şubat 2013 Salı

-


Masallarda bi çok çalışkan iyi huylu, bide geç kalkan ve hiç iş yapmayan kızlar olur ya; ben işte bu ara nasıl desem çocuğum olsa adını UYKU koyucam o derece.

yapılı ama çokta uğraşmamışsın gibi

Birgün - gelecek de birgün gelecek ya - saçlarım bu kadar uzarsa unutturmayın aynen böyle hafif dağınık yapacağım.

12 Şubat 2013 Salı

Geleneksel Bob Ross yazısı


Başlıkta da belirttiğim üzere senenin bu zamanları bahara az vakit kala Bob Ross'u anıyoruz, bu fotoğrafı Nişantaşı'nda çektim; böyle bi dünya var gerçekten..

30 Ocak 2013 Çarşamba

kusursuz


Almodovar haltetmiş; bu filmin senaryosu oyunculuğu herşeyi mükemmeldi ya.. Şarkıyı seslendireni bulamadım, bulunca yazarım.

23 Ocak 2013 Çarşamba

tamam, artık 2013'e girebiliriz.


22 Ocak 2013 Salı

kazlardan özür diliyorum

Facebookta bütün fotoğrafları "public" olan insan sizce de özgüven patlaması yaşamıyor mu?Kendince bir "celebrity" havasında değil mi..?
Çok şey başarmış gibi kazkafalı.

18 Ocak 2013 Cuma

ama arkadaşlar her zaman..

Anneni sevgilisiyle bastığını anlatmaya yada sevgilinin annesini çekiştirmeye yaradığı için değil, eski sevgili yada parasızlıklarını dinleyip yalnız olmadığını hissettirdikleri için de değil, ayrıldıktan daha 15 dakika sonra "Amaaan burda hiçkimseye katlanmak zorunda değiliz, ben nerdeysem sizin de ikinci eviniz, kaçış noktanız  benim yanım, ne varsa bölüşür mutlu mesut ESKİSİNDEN DE İYİ YAŞARIZ" dedikleri için iyidir hatta süperdirler..

14 Ocak 2013 Pazartesi

devlet buna bişey yapması lazım

Yılmadan denemeye devam; olması gereken:


Benimki:
Madem kurabiye de pişiremiyorum artık Tükürük Köftesine mi geçsem yada onun gibi pislik şeyler mi deneyeyim?
Şu kıyak yemek kurslarından biri bana BURS versin, ben yemek öğreneyim kursun da reklamı için "ÖNCE/SONRA" temalı fotoğraf sergisi açarız,  nası' fikir?

9 Ocak 2013 Çarşamba

bizim çocuklar

Kate, Johnny & Iggy..'96

8 Ocak 2013 Salı

Moda'daki kediler ve diğerleri için..

"....Moda'daki yüksek bahçenin denize bakan parmaklıkları dibinde oluklu saçtan yapılmış bir sundurma uzanır..Bahçedeki masalar, güngörmüş eski çatlak ve kararmış tahtalarını örten beyazı bir hayli bozulmuş örtüleriyle, her mevsim yeniden başlayan her dem taze aşklarının yeni bir akşamını daha yaşamaktadırlar..
    
     Çevik bir seyirtkenlikle gelen tepsilerde beyaz peynir ve topatan kavunu dilimleriyle arnavutciğerleri, pilakiler, söğüş domatesle salatalıklar, yoğurtlu patlıcan kızartmaları, zeytinyağlı biber dolmaları, cacıklar, çiroz ve beyin salataları, küçük bir beğeni sınavından geçmenin bekleyişiyle şuh ve heyecanlıdırlar..

     Anason, bira köpüğü ve iyot kokusu karışımına mutfaktan çıkan balık ızgaralarının sıcak dumanları karışır..
     Çıplak kollu genç kadınların erkek omuzları üstünden, bazan önden bazan profilden, görünen siluetleriyle akşam denizinin güzelliği arasında hafifçe kavisler çizmeye başlayan bakışlar, her masada kendince koyulaşan konuşmaların,  andante'ye uyarlanmış bir metronomu gibidir..
     Ve parmaklıkların dibindeki oluklu sac sundurmanın üstünde, bir lokma nafakayı bekler durur kediler..
                                                     ***************
   
     Tekir kediler, arap kediler, alacalı kediler, pasaklı, bir gözü yaşam kavgasında çıkıvermiş kediler..Dişi kediler, erkek kediler, irili ufaklı, yığın yığın kediler...
     Neşeli bir masadan bir lokma yağ parçası, bir balık kuyruğu, bir sıyrılmış kemik atılmayagörsün oluklu sacların üstüne.. Nasıl da patır patır hemen koşuşur kediler..Kapışma yarışında hırlamalar hırslıdır ve saldırgan ön ayaklardan biri kalkar hemen havaya..
     Lokmayı yutan yutar..Ve tekrar başlar put gibi bir bekleyiş.
     Yaşamın bahçe bölümüne düşmüş biri, sundurma üstündeki geçim arenasına, bir izmarit fırlatır.. Aç kediler yeni bir umutla fırlayıp,  bir lokma et yerine bir lokma kızgın ateş görünce bakalım ne yapacaklar diye..
      Kediler koşarlar izmaritin peşinden..Anlayınca atılanın bir ateş olduğunu, düş kırıklığının boşvermişliğe dönüşen bilgeliğiyle çok çabuk kapatır aldanışlarını. Hiçbirşey olmamış gibi oturup yeniden başlarlar beklemeye..Bunu öylesine doğal bir gerçekçilikle yaparlar ki, izmariti atan, kedileri kandırmadan bir gülme fırsatı çıkacağını sanırken, aslında bu fırsatı yakalayamaz ama, zeka gösterisi boşa gitmesin diye, yine de kalın kalın güler kendi başına..
    Aç kedilere yanık sigara bitimini atmanın zorlama kahkasında, en belirgin dangalaklık doruklarının,  en görkemli hıyarağalığı yankılanır..
                                                  *****************

     Saatler geçer, erken gelmişler gider, masalarda kalan kirli tabaklarla kirli bardaklar çabucak kalkar, ekmek artıkları ve meze bulaşıklarıyla kirlenmiş örtüler değişir, boş masalara yeni müşteriler oturur, yeni servisler gelir...
     Kediler hep sundurmanın üstündedir..
     Saatler biraz daha ilerler... Boşalan masalar yalnızlıklarıyla başbaşa kalmaya başlarlar..
     Ve kedilerde de hafiften bir azalma olur..
     Müşteriler biraz daha azalır, kediler de biraz daha..
     Sundurmada beş kedi kaldığı zaman, bahçede de sadece altı masa doludur..
     Sonra iki kedi daha görünmeden siliniverir ortalıktan..
     Sonra biri, sonra biri daha..
     Bir tek kedi, hiç müşteri kalmayıncaya kadar beklemek niyetindeymiş gibi görünür.. Bir süre daha tek başına bekler de..
     Ve bir masa daha kalkınca, o da akşamki çalışmasının kepengini indirir. Süzülerek erir gider karanlıklar içinde..Denizde tek tük ışıklar vardır..
     Sundurma boştur artık..
     Bahçede iki masa..
                                                ******************
   
     KEDİLER masalara otursalar diyorum ve insanlar sundurmanın üstünde, küme küme bekleşmeye başlasalar atılacak bir balık kuyruğuyla bir sıyrılmış kemiği..Sonra bir lokma fırlatılınca hep birlikte koşuşup hırlaşsalar, birbirlerinin gözünü çıkarmak için,  havaya kalksa pençeleri.
     Ve kedilerden en ahlatı yanık bir sigara şandellese miyavlıya miyavlıya keyfetmek için..
                                                 ******************

     Hadi canım ne gerek var kedilere..
     İnsanlar yeterlidir aynı şeyi birbirlerine yapmak için de.."

-Çetin Altan'ın "Moda'daki Kediler" adlı yazısından.