8 Ocak 2013 Salı

Moda'daki kediler ve diğerleri için..

"....Moda'daki yüksek bahçenin denize bakan parmaklıkları dibinde oluklu saçtan yapılmış bir sundurma uzanır..Bahçedeki masalar, güngörmüş eski çatlak ve kararmış tahtalarını örten beyazı bir hayli bozulmuş örtüleriyle, her mevsim yeniden başlayan her dem taze aşklarının yeni bir akşamını daha yaşamaktadırlar..
    
     Çevik bir seyirtkenlikle gelen tepsilerde beyaz peynir ve topatan kavunu dilimleriyle arnavutciğerleri, pilakiler, söğüş domatesle salatalıklar, yoğurtlu patlıcan kızartmaları, zeytinyağlı biber dolmaları, cacıklar, çiroz ve beyin salataları, küçük bir beğeni sınavından geçmenin bekleyişiyle şuh ve heyecanlıdırlar..

     Anason, bira köpüğü ve iyot kokusu karışımına mutfaktan çıkan balık ızgaralarının sıcak dumanları karışır..
     Çıplak kollu genç kadınların erkek omuzları üstünden, bazan önden bazan profilden, görünen siluetleriyle akşam denizinin güzelliği arasında hafifçe kavisler çizmeye başlayan bakışlar, her masada kendince koyulaşan konuşmaların,  andante'ye uyarlanmış bir metronomu gibidir..
     Ve parmaklıkların dibindeki oluklu sac sundurmanın üstünde, bir lokma nafakayı bekler durur kediler..
                                                     ***************
   
     Tekir kediler, arap kediler, alacalı kediler, pasaklı, bir gözü yaşam kavgasında çıkıvermiş kediler..Dişi kediler, erkek kediler, irili ufaklı, yığın yığın kediler...
     Neşeli bir masadan bir lokma yağ parçası, bir balık kuyruğu, bir sıyrılmış kemik atılmayagörsün oluklu sacların üstüne.. Nasıl da patır patır hemen koşuşur kediler..Kapışma yarışında hırlamalar hırslıdır ve saldırgan ön ayaklardan biri kalkar hemen havaya..
     Lokmayı yutan yutar..Ve tekrar başlar put gibi bir bekleyiş.
     Yaşamın bahçe bölümüne düşmüş biri, sundurma üstündeki geçim arenasına, bir izmarit fırlatır.. Aç kediler yeni bir umutla fırlayıp,  bir lokma et yerine bir lokma kızgın ateş görünce bakalım ne yapacaklar diye..
      Kediler koşarlar izmaritin peşinden..Anlayınca atılanın bir ateş olduğunu, düş kırıklığının boşvermişliğe dönüşen bilgeliğiyle çok çabuk kapatır aldanışlarını. Hiçbirşey olmamış gibi oturup yeniden başlarlar beklemeye..Bunu öylesine doğal bir gerçekçilikle yaparlar ki, izmariti atan, kedileri kandırmadan bir gülme fırsatı çıkacağını sanırken, aslında bu fırsatı yakalayamaz ama, zeka gösterisi boşa gitmesin diye, yine de kalın kalın güler kendi başına..
    Aç kedilere yanık sigara bitimini atmanın zorlama kahkasında, en belirgin dangalaklık doruklarının,  en görkemli hıyarağalığı yankılanır..
                                                  *****************

     Saatler geçer, erken gelmişler gider, masalarda kalan kirli tabaklarla kirli bardaklar çabucak kalkar, ekmek artıkları ve meze bulaşıklarıyla kirlenmiş örtüler değişir, boş masalara yeni müşteriler oturur, yeni servisler gelir...
     Kediler hep sundurmanın üstündedir..
     Saatler biraz daha ilerler... Boşalan masalar yalnızlıklarıyla başbaşa kalmaya başlarlar..
     Ve kedilerde de hafiften bir azalma olur..
     Müşteriler biraz daha azalır, kediler de biraz daha..
     Sundurmada beş kedi kaldığı zaman, bahçede de sadece altı masa doludur..
     Sonra iki kedi daha görünmeden siliniverir ortalıktan..
     Sonra biri, sonra biri daha..
     Bir tek kedi, hiç müşteri kalmayıncaya kadar beklemek niyetindeymiş gibi görünür.. Bir süre daha tek başına bekler de..
     Ve bir masa daha kalkınca, o da akşamki çalışmasının kepengini indirir. Süzülerek erir gider karanlıklar içinde..Denizde tek tük ışıklar vardır..
     Sundurma boştur artık..
     Bahçede iki masa..
                                                ******************
   
     KEDİLER masalara otursalar diyorum ve insanlar sundurmanın üstünde, küme küme bekleşmeye başlasalar atılacak bir balık kuyruğuyla bir sıyrılmış kemiği..Sonra bir lokma fırlatılınca hep birlikte koşuşup hırlaşsalar, birbirlerinin gözünü çıkarmak için,  havaya kalksa pençeleri.
     Ve kedilerden en ahlatı yanık bir sigara şandellese miyavlıya miyavlıya keyfetmek için..
                                                 ******************

     Hadi canım ne gerek var kedilere..
     İnsanlar yeterlidir aynı şeyi birbirlerine yapmak için de.."

-Çetin Altan'ın "Moda'daki Kediler" adlı yazısından.
    
     

0 yorum: