8 Şubat 2015 Pazar

2 ocak 2010 tarihli bir yazı. (Fena)

Yılbaşını Can ve ailesiyle geçirdim, üstüne üstlük alacağım hediyelere de eşdeğer olsun diye abuk sabuk harcamalar yaptım,
ne de olsa dans iki kişiyle yapılır bayım. Anneme ve teyzeme alacağım hediyeleri -ve hatta babama bile- gidip bir başkasının annesi, teyzesi
ve babasına verdim o açıdan biraz suçlu hissediyorum, haketmediklerinden değil ama bilmem ki.. Kendi sevdiklerime ikiyüzlülük gibi
geliyor ama söz veriyorum bunları birgün ödeyeceğim.
Evdeki yılbaşı görüntüsü ise benim kameramdan evlere şenlikti, hatta ileride çekmeyi düşündüğüm filmin giriş sahnesi gibiydi. Sanki kafamda
bir taş vardı ve ben bütün gece boyunca onla hareket etmek zorundaydım. O denli ağır, yabancı ve dayanılmaz hissettim yine kendimi.

0 yorum: