27 Haziran 2015 Cumartesi

İşsizlik deneyimim (Temsili)


17 Haziran 2015 Çarşamba

“-Çirkin miyim?”


Sahnedeki grup "Kenan"dan “Muhabbet olsun gönüller coşsun, sımsıkı sıkı sıkı sar beni” derken mekana daha önce gelen ve çok neşeli olduğu her halinden belli olan aşırı kilolu kızın yanına oturdum. Sonradan öğrendiğime göre benden bi yaş küçükmüş, ama daha büyük duruyordu. Garson çocuklardan biri geçen gece elini mi tutmuş ne, ama kimseye sevgili olduklarını söylememesini istemiş, ancak kız öyle mutluydu ki durumdan bana hemen söyledi. Sonra telefonumu şarja takarak iyilik yapacaktı ki, ben telefonu o gece o şarjda bırakıp eve dönecektim. Berbat olacaktı.
-hala daha telefon almadım.

Neyse sonra çocuk her içki servisi yaptığında yada bardan dışarı çıktığında “bak bak bakacak mı şimdi bakacak mı” diye sormaktan bıkmadı. Her seferinde ama.
Ve çocuk bakmıyordu. Ama ben direkt bakmıyor diyemiyordum, her seferinde hmm evet birazcık baktı sanki güldü falan diye sallıyordum, kız anlamış olacak ki, lafı çaktı.
-Çirkin miyim?
-Değilsin gel biraz makyaj yapalım” dedim. Sonra üzülüp eve döndüm. O gün Louie C.K.’in izlediğim bölümünde de şişko bir kız ondan çok hoşlanıp onla çıkmaya çalışıyordu ama adam bitürlü yanaşmıyordu. Ve statüsünden emin olan adamların onun gibi kızlarla sevgili olmaktan hiç gocunmayacağını ama Louie gibi olanların hep “elalem ne der” kaygısıyla rahatsız olup onu tercih etmediğini söyledi. Kız haklıydı.
Kadınlar bazı yerlerde çok dürüst bazı yerlerde kendilerine bile yalan söylerken, erkekler de bizim ikiyüzlü olduğumuz konularda dürüst, diğerlerinde berbat..Hangisi daha haklı yada daha fazla dürüst bilemiyorum. Ama tamamen, radikal dürüst olan biri vardır evet her nerede yaşıyor ve yaşatılıyorsa..

9 Haziran 2015 Salı

"Jeff Buckley gece affetmez"


..Should've, Could've, Would've.

1 Haziran 2015 Pazartesi

Gece gece annemle delirmeceler

Roland Garros'yu izliyorum başladığından beri neredeyse bir hafta oldu. Tenise karşı pek ilgisi olmayan annemin Sharapova'nın çığlıklarına alışıp normalleştirmesi maalesef kızın elendiği güne denk geldi.

İlk günler odadan panik halinde salona koşup "Ay nooluyo? Sana birşey oldu sandım" diye sorarken, dün akşam eve gelir gelmez gene Tv'yi açmamla birlikte bu kez banyodan "Bu çatlağın bağırması yok mu, insanı deli eder" diyerek azarlama moduna geçti. "Ya naapsın onu atmak ne kadar zor biliyo musun sessiz dursa atamaz öyle" deyince, "Yapmasın o zaman canım tenis menis, sinir ediyor insanı" diyerek daha politik ve işine gelen bir tutum takındı.