24 Ekim 2016 Pazartesi

of hayır hiç internette otel aramadım

bizi rahat bırak, pis youtube reklamı!


11 Ekim 2016 Salı

long time, no blog.

Sigarayı bıraktıracağıma söz vermiştim, kontrol bende olsun diye onun paketini taşıya taşıya sigaraya kendim başladım.
Dedecim bana "sadece ben" olduğum için muzlu süt yapardı. Sanırım ondan sonra kimse sadece kendim olduğum için bir şey yapmadı, yada ben anlamadım.
"Çok güzel kokuyorsun..Yani hiç kokmuyorsun." dedirtti bana. Özledim o "hiç" kokmayan kokuyu.
Annemi bugünlerde hep kardeşinin yada ablasının kocasıyla kaçıp sonra evlenen Neşe miydi Gülden miydi diye sorarak delirtiyorum, çünkü hep karıştırıyorum.
İşyerinde aşırı canım cicimlemek agresyon göstergesiymiş, küfürmüş aslında. Totally agree.
Tekrar vejeteryan olmaya karar verdim.
Hiçbirşey normale dönmedi, herkes delirmiş gibi.
Artık insanların bana ukalalık taslamalarına izin vermeyeceğim. KISS MY ASS!

13 Temmuz 2016 Çarşamba

Bitch, I am disappointed!

İndirdiğim şarkı albüm versiyonu yerine mixli çıkınca ben!

17 Haziran 2016 Cuma

Anti - Mevlana

 “Balık suya kanmaz, ne yapayım? Ben de su gibi secdeler ederek ırmağa doğru akacağım. Sonunda değil mi ki aşk derdi, beni sürüye sürüye götürecek, şimdi kendi isteğimle gitmem daha iyi.” 

16 Haziran 2016 Perşembe

Yaşayan efsanelerde bugün

Biliyorum zaman Euro 2016 zamanı ve futbol efsanesi falan koymam gerekirdi ama bizim takımın dehşet başlangıcından sonra o konuda hevesim kaçtı. Aksine tam maç günü İlker'le çok güzel bir makarna yedik Eataly'de, hakkaten daha önce yediklerime hiç benzemiyordu. Sonra Sophia Loren'in lafı geldi aklıma " Gördüğünüz her şeyi spagettiye borçluyum." İtalyanları bir kere daha sevdim, bir ara ben de kendi taze makarna üretimine başlayacağım. Bu arada yine aynı gün Sigur Ros konserinin mükemmel geçtiğini söylememe gerek yok sanırım. Artık konser için değil, İzlanda'ya geri sayım vakti gelmiş de geçiyor bile. Seni yenicem EYJAFJALLAJÖKULL!

4 Haziran 2016 Cumartesi

Elde var 6

Yine yeni yeniden bir gerisayımla karşınızdayım. Önceki yazıda da bahsettiklerimden dolayı keyfim yok ama Cumartesi günkü Sigur Ros konseriyle rabbim RUN tuşuna basacak işalla. 
Evet tek istediğim bu kısa vadede. Hava tahmin raporu gibi dileklerim. Haftalık. 
Ve bu şarkının benim sözlerime ihtiyacı yoktu elbette, arife tarif gerekmez. (Çok heyecanlıyım boğlum be şu konsere gideceğim için; çünkü o mekan cennetten bir köşe, o zaman dilimi tarihe geçecek birkaç saat  ve o saatten sonra artık ölsem de üzülmeyeceğim anlar ve kesinlikle bir konserden çok daha fazlası.. Her anını gözlerim dolu dolu izleyeceğim ama üzüntüden değil, sevinçten, gururdan, aşktan..  )

Bu maç döner!

Yan binanın yıkılması, sabah 8 buçuktan akşam 6 buçuğa kadar kepçe, vinç, dandandan sesleri, yerin altımızdan sallanması hissi; öyle ki evin içinde kaçacak saklanacak yer aramak, en sonunda teyzemlere göçmek. Bobilerin benden cesur çıkması.(Maşallah)
Akşam olup eve döndüğümde ya bizim eve de yanlışlıkla dalmışlarsa ya çökerse korkusundan uyuyamamak, sonra her sabah yine aynı vinç, kepçe ve matkap sesleriyle RANTA UYANMAK, alt kata deli kaçık bir adamın taşınmış olması, apartmanın dış kapısının çalışmıyor oluşu ve hep açık bırakılması. Havaların epey dengesizleşmesi yada bizlerle dalga geçiyor oluşu. 3 iş başvurumun 2'sinin çok net OLUMSUZ sonuçlanması (3'ün 1'ini almayı hiç bu kadar çok istememiştim),
herkesin sürekli bir fikrinin olması, reglimin gelmesi, Haziran'ın  gelmesi ama tam gelmesi, ve yine hepimize gelmesi.
Özetle; "Ne yaptıysam aklımı kaçıramadım."

16 Mayıs 2016 Pazartesi

Na naaa na na na



Kız ismi :     Koza
Erkek ismi : Kozalak
Günlerden Monday Blues.

4 Mayıs 2016 Çarşamba

Anne gibi babannne, lips like sugar

Bu sabah 10'da kalkmam gerekiyordu ancak 8'de uyanıverdim sonra iki saattir neden uyuyamadığımı düşününce farkettim, heyecandan. Çünkü yaklaşık iki saat sonra babaannemi görecektim. Sağlıkla ilgili sebeplerden ötürü pek kendinde değildi maalesef, yeni yeni kendine geliyor eski halini çok ozlediğim için de değişik hissetmiş olmalıydım.
İnsan askerden donen sevgilisini görecekmiş gibi heyecanlanır mı ya, o başka bir his sanırdım. Heyecanlanıyormuş valla, hem kendimle gurur duydum, hem bu his çok güzel, hem de biraz daha vakit geçsin diye bu postu hazırlamış bulundum. Canım babaannem.

Sizinle değilim!

Bu seneki yırtık pantolon modası yolda gelirken  düşmüş gibi bir izlenim vermiyor mu? 90'larda da modaydı tamam ama o dozunda yırtıktı yada bi "çaktırmayın" der gibiydi şimdikilerse çok çirkin, gözümüze gözümüze sokuluyor adeta. Maalesef benim gözüm de hep bu çirkinliğe takılıp yoruluyor. 
Bunu giyenle arkadaşlık etmem.


23 Nisan 2016 Cumartesi

bilinçaltı sen nelere kadirsin

Rüyamda Ronaldo'yu gördüm, hayır kendisini sevmem futbolculuğunu da beğenmem öyleyse ben bu adamı neden gördüm? Oynadığı reklam yolda, sağımda, solumda ve billboardlarda olduğu için. Öyle ki yolda yürürken epey etrafıma bakarım geçen hafta nereye dönsem bu adam vardı ben de yüzünü incelerken "Allah allah sağ gözü biraz daha mı küçük ne göz kapağı mı düşük, hayret orasını da yaptıramamış mı" diye düşündüm. Neyse ki yalnız değilmişim bisürü insan rüyada Ronaldo'yu görmüş aramış ve kendisini görmek başarı, bolluk, zevk ziyafete delaletmiş. Hadi bakalım game on!

20 Nisan 2016 Çarşamba

whatsapp'tan bir doğumgünü kutlaması


16 Nisan 2016 Cumartesi

the voice izlanda'ya dadandım (var öyle bişey)


ya ne tatlı bi ülke bu yicem. bütün sezonu izlerim sırf yanda çıkan isimlerin güzelliği için bile, ne mütevazi ne tatlış insanlar topluluğu burası ya, ama burda da annelerin duygulanıp ağlaması gözlerden kaçmadı, demek ki sadece bizimkilere özgü değilmiş.

12 Nisan 2016 Salı

daha ziyade "bad lyrics"


Sözler kötü ama şarkı güzel bide bu ara kötü alışkanlıklarımızdan kurtulmaya çalışıyoruz ya hani o açıdan, kıps.

leave her alone, kız ağlıyo şu anda


Bişeyi de rahat bırakın yahu NUTELLA kavanozundan allı güllü morlu "peçete dekopajı" yapmak nedir Allah aşkına?! Biz küçükken Sütaş cam kavanozda yoğurt çıkartmıştı onu da değerlendiren manyaklar vardı hadi o kocaman kaseydi de Nutelladan, Sarelle'den ne istediniz ne olmasını beklediniz?.Hayır bide sayfalarca çıktı araştırınca bu kadar özenmeyin birbirinizden rica ediyorum kreatif olmak bu değil:(

7 Nisan 2016 Perşembe

Dram

Ağdacımı aradım yerinde mi nerde müsait mi diye, akşama kadar bekledim geri dönmedi kadın! Son gidişimde Kamasutrada bile olmayan yaratıcılıkta pozisyonlara sokmuştu beni, utandı zaar.

6 Nisan 2016 Çarşamba

1 Nisan 2016 Cuma

90'larda Hollanda'daydım


Sonra kesin dönüş yaptık annemgillerle şok güzel oldu, ben çok özlüyo memleket.

pardon motivasyonunuzdan bi ısırık alabilir miyim

Cuma akşamı evde oturuyor olmak, ama apartmandakilerin de evde oturup aşırı gürültücü çocuklara sahip olması, en az 3 filme başlayıp yarıda bırakmak,"senin geçinmeye gönlün yok kızım", sevgilinin İzmir'e gitmesi, bide onun yalnızlığı üstelik aramız kötüyken içimdeki huzursuzluğun mesafelerle daha da büyümesi, "burdayken aynı havayı solumak bile yetiyormuş", gardırobumda gerçekten giyecek hiçbişeyin olmaması ama param olsa bile canımın hiçbişey almak bakmak "match etmek" istememesi, Pazartesi yine işe gidecek olmak işte giyecekleri ütülemek zorunda olmak, yarın Kadıköy'e gitme gerekliliği ama hiç istememek, Tv'de Survivor'ın açık olması ve artık aynı tipleri aynı koşmaları görmekten çok sıkılmak "hayat kötü televizyonculuğu taklit eder", izleyecek bakacak yazacak ve dinleyecek hiçbir şey bulamamak. Özetle klişe biliyorum ama hiçbir şeyin eski tadının kalmaması.

geçtiğimiz hafta


yürürken yolun sağ tarafında apartmanların arasında gözüken deniz, çok güzelsin. Bazı evler çok güzel.

24 Mart 2016 Perşembe

NEİTHER/NOR'un etkin kullanımı (ciddi)


Yukarıdaki versiyonu dinlediğim en güzel olanıdır, bu sıkıntılı günlerde yüreklere bir parça su serpmeyi başarabilen eski güzel şarkılardan. Ayrıca ;
"Ne ölümden korkmak ayıp, ne de düşünmek ölümü."

17 Mart 2016 Perşembe

alışmak baş düşmanımızdır,

10 Mart 2016 Perşembe

Ay resmen SONIC YOUTH!


Böyle bir şarkı keşfettiğim için nasıl mutlu oldum, heveslendim tekrardan umutla doldum. Paylaşılır ki bu, Peter Kernel who are you?

8 Mart 2016 Salı

Not drinking during hard times vol.1

Zor zamanlarım olmuştu yine olacaktır ama bu sefer yanımda küçük tatlı alman ormancılardan yok. Dolayısıyla kendimi gaza getirebileceğim içimden gelen iyi dileklerim de yok. Sadece yoruldum veeee iyi hissetmek istiyorum.

7 Ocak 2016 Perşembe

"Kezban"

Nedir bu Kezban diye anlamaya çalışıp Ekşisözlük'te biraz okuduklarımdan sonra ortaya çıkan "sorunlu" kezban profili şöyle oldu kafamda:
Kezban, kolundaki kılları almaz ve kuaförde saatlerce zaman harcar. kısacık boyuyla mini etek, topuklu ayakkabı giyer ve kot pantolon, spor ayakkabı kombinasyonundan başka giysi bilmez. homini gırtlak yiyen bir şişkodur ve otuz altı beden vücudunu korumak için daima diyet yapan bir anoreksiktir. hayatı boyunca bir satır kitap okumamıştır ve doktora sınıfının en inek öğrencisidir. "evlenmeden olmaz" diyen bir geri kafalıdır ve evlenmek umuduyla ilk buluşmada sevişen bir namus fukarası. on dokuz yaşında evlenip yirmisinde doğurmuş bir koca delisidir ve otuzunu aşmış bir kız kurusudur. kendini beğenmiş kibirlinin tekidir ve ne söylesen yutan bir ezik.
uzun sözün kısası kezban, cılız, dar omuzlu, geniş kalçalı ve kısa bacaklı bir yaratıktır, ilk günahın sebebi olan havva'dır, yakılması gereken cadıdır.
kezban'dan nefret etmek her sağlıklı ve modern erkeğin hakkıdır.

Starting 2016 the right way


Uzun zaman sonra yeniden midende uçan kelebekleri hissedebildiğinde, zorlu bir direnişin ardından sonunda güvenebileceğine ikna olduğunda, hissettiklerini ifade edecek kelimeler bulamıyorsan, "burda bulunmuşu var" dedirtecek cinsten... dinlenilesi, söylenesi, hatırlanmaya değmeyecekleri unutturan, lanet güzellikte şarkı! I let love in. Sonunda öyle de oldu.