7 Ocak 2016 Perşembe

"Kezban"

Nedir bu Kezban diye anlamaya çalışıp Ekşisözlük'te biraz okuduklarımdan sonra ortaya çıkan "sorunlu" kezban profili şöyle oldu kafamda:
Kezban, kolundaki kılları almaz ve kuaförde saatlerce zaman harcar. kısacık boyuyla mini etek, topuklu ayakkabı giyer ve kot pantolon, spor ayakkabı kombinasyonundan başka giysi bilmez. homini gırtlak yiyen bir şişkodur ve otuz altı beden vücudunu korumak için daima diyet yapan bir anoreksiktir. hayatı boyunca bir satır kitap okumamıştır ve doktora sınıfının en inek öğrencisidir. "evlenmeden olmaz" diyen bir geri kafalıdır ve evlenmek umuduyla ilk buluşmada sevişen bir namus fukarası. on dokuz yaşında evlenip yirmisinde doğurmuş bir koca delisidir ve otuzunu aşmış bir kız kurusudur. kendini beğenmiş kibirlinin tekidir ve ne söylesen yutan bir ezik.
uzun sözün kısası kezban, cılız, dar omuzlu, geniş kalçalı ve kısa bacaklı bir yaratıktır, ilk günahın sebebi olan havva'dır, yakılması gereken cadıdır.
kezban'dan nefret etmek her sağlıklı ve modern erkeğin hakkıdır.

Starting 2016 the right way


Uzun zaman sonra yeniden midende uçan kelebekleri hissedebildiğinde, zorlu bir direnişin ardından sonunda güvenebileceğine ikna olduğunda, hissettiklerini ifade edecek kelimeler bulamıyorsan, "burda bulunmuşu var" dedirtecek cinsten... dinlenilesi, söylenesi, hatırlanmaya değmeyecekleri unutturan, lanet güzellikte şarkı! I let love in. Sonunda öyle de oldu.