17 Haziran 2016 Cuma

Anti - Mevlana

 “Balık suya kanmaz, ne yapayım? Ben de su gibi secdeler ederek ırmağa doğru akacağım. Sonunda değil mi ki aşk derdi, beni sürüye sürüye götürecek, şimdi kendi isteğimle gitmem daha iyi.” 

16 Haziran 2016 Perşembe

Yaşayan efsanelerde bugün

Biliyorum zaman Euro 2016 zamanı ve futbol efsanesi falan koymam gerekirdi ama bizim takımın dehşet başlangıcından sonra o konuda hevesim kaçtı. Aksine tam maç günü İlker'le çok güzel bir makarna yedik Eataly'de, hakkaten daha önce yediklerime hiç benzemiyordu. Sonra Sophia Loren'in lafı geldi aklıma " Gördüğünüz her şeyi spagettiye borçluyum." İtalyanları bir kere daha sevdim, bir ara ben de kendi taze makarna üretimine başlayacağım. Bu arada yine aynı gün Sigur Ros konserinin mükemmel geçtiğini söylememe gerek yok sanırım. Artık konser için değil, İzlanda'ya geri sayım vakti gelmiş de geçiyor bile. Seni yenicem EYJAFJALLAJÖKULL!

4 Haziran 2016 Cumartesi

Elde var 6

Yine yeni yeniden bir gerisayımla karşınızdayım. Önceki yazıda da bahsettiklerimden dolayı keyfim yok ama Cumartesi günkü Sigur Ros konseriyle rabbim RUN tuşuna basacak işalla. 
Evet tek istediğim bu kısa vadede. Hava tahmin raporu gibi dileklerim. Haftalık. 
Ve bu şarkının benim sözlerime ihtiyacı yoktu elbette, arife tarif gerekmez. (Çok heyecanlıyım boğlum be şu konsere gideceğim için; çünkü o mekan cennetten bir köşe, o zaman dilimi tarihe geçecek birkaç saat  ve o saatten sonra artık ölsem de üzülmeyeceğim anlar ve kesinlikle bir konserden çok daha fazlası.. Her anını gözlerim dolu dolu izleyeceğim ama üzüntüden değil, sevinçten, gururdan, aşktan..  )

Bu maç döner!

Yan binanın yıkılması, sabah 8 buçuktan akşam 6 buçuğa kadar kepçe, vinç, dandandan sesleri, yerin altımızdan sallanması hissi; öyle ki evin içinde kaçacak saklanacak yer aramak, en sonunda teyzemlere göçmek. Bobilerin benden cesur çıkması.(Maşallah)
Akşam olup eve döndüğümde ya bizim eve de yanlışlıkla dalmışlarsa ya çökerse korkusundan uyuyamamak, sonra her sabah yine aynı vinç, kepçe ve matkap sesleriyle RANTA UYANMAK, alt kata deli kaçık bir adamın taşınmış olması, apartmanın dış kapısının çalışmıyor oluşu ve hep açık bırakılması. Havaların epey dengesizleşmesi yada bizlerle dalga geçiyor oluşu. 3 iş başvurumun 2'sinin çok net OLUMSUZ sonuçlanması (3'ün 1'ini almayı hiç bu kadar çok istememiştim),
herkesin sürekli bir fikrinin olması, reglimin gelmesi, Haziran'ın  gelmesi ama tam gelmesi, ve yine hepimize gelmesi.
Özetle; "Ne yaptıysam aklımı kaçıramadım."