24 Şubat 2017 Cuma

-

Yaklaşık 10 gün kadar önce babaannemi yoğun bakımda ziyaret ettim, daha doğrusu reanimasyon ünitesinde. Kendindeydi öyle ki geldiğim için bana o halde bile " Saol" deyip el salladı.
Ertesi gün iş görüşmesine gitmek durumundaydım ve içimin sıkıntısı geçmiyordu. Diğer gün mutlaka tekrar görmeye gidecektim. O sabah babaannemin öldüğünü bize söylediğinde babamı ilk ve son kez ağlarken gördüm.
Cenazenin olduğu Silivri'ye giderken yolda  sesi hep kulağımda; gülüşü, teni, o çıkık elmacık kemikleri gözümün önündeydi.
Hayatının ne kadar uzun, karmaşık olduğunu oysa şimdi bir araba bagajını dolduran eski kıyafetlere ve o çok sevdiği çiçeklerine indirgendiğini düşündüm..
Bu yolculuk sanki çocukluğumun tamiri ve sonu gibiydi. Daha önce hiç son olmamıştı.

0 yorum: